Ali Çınar bizden biri...Mütevazı bir kişilik , Onca işine rağmen dostlarının doğum sevinçlerinde bile onları ihmal etmiyen bambaşka biri... 2014 yılında NewYork Manhattanda  ikinci kızımın doğumunda bile bizleri yanlız bırakmadı... Elinde,  kızım Berrak için  aldığı patik ile geldiğinde, eşime ve bana moral verip bir kez daha  takdir ettiğim  insan...Sürekli kendini  geliştiriyor, sürekli güneş gibi etrafındakileri mutlu ediyor ve her geçen gün, ismini daha fazla hafızalarımıza kazıyoruz. Herkez gibi, o da daha  iyi  bir gelecek için Amerikayı tercih etmiş.  Başarılı  bir eğitim hayatından sonra, Amerika, onun   hayallerini gerçekleştirme  imkanı sunan  bir ülke olmuş. Ülkeye gelen Türk gençlerine  yardım amaçlı başlıyan faliyetleri,  aslında şimdiki sürecine hazırlamış. Hillary Clinton ekibinde de görev alan Sayın Çınar, halen  Trump ekibi ile çalışmalarına devam ediyor. Çok yönlü Türk  elçimizi , gelin daha da yakından tanıyalım. Bu efsane isim kimdir, kendi ağzından duymak istediğimiz,  onca merak ettiğimiz soru var. O zaman başlayalım mı...

Zoru Başaran Türk Amerikalı Ali ÇINAR
31.05.2020

 

Ali Çınar bizden biri...Mütevazı bir kişilik , Onca işine rağmen dostlarının doğum sevinçlerinde bile onları ihmal etmiyen bambaşka biri... 2014 yılında NewYork Manhattanda  ikinci kızımın doğumunda bile bizleri yanlız bırakmadı... Elinde,  kızım Berrak için  aldığı patik ile geldiğinde, eşime ve bana moral verip bir kez daha  takdir ettiğim  insan...Sürekli kendini  geliştiriyor, sürekli güneş gibi etrafındakileri mutlu ediyor ve her geçen gün, ismini daha fazla hafızalarımıza kazıyoruz. Herkez gibi, o da daha  iyi  bir gelecek için Amerikayı tercih etmiş.  Başarılı  bir eğitim hayatından sonra, Amerika, onun   hayallerini gerçekleştirme  imkanı sunan  bir ülke olmuş. Ülkeye gelen Türk gençlerine  yardım amaçlı başlıyan faliyetleri,  aslında şimdiki sürecine hazırlamış. Hillary Clinton ekibinde de görev alan Sayın Çınar, halen  Trump ekibi ile çalışmalarına devam ediyor. Çok yönlü Türk  elçimizi , gelin daha da yakından tanıyalım. Bu efsane isim kimdir, kendi ağzından duymak istediğimiz,  onca merak ettiğimiz soru var. O zaman başlayalım mı...

 

Ali Çınar Kimdir ? Sizi tanımayanlar için  kendinizden bahseder misiniz ?

1999 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdikten sonra ABD ye geldim.Aslında ABD ye gelme niyetim,  çok küçük yaşlarda kafamda olan bir şeydi. New Haven Üniversitesinde, Uluslararası İşletme masteri tamamladım. Bu süreçte hem Araştırma Görevlisi, hemde Türk ve Uluslararası Öğrenci Dernekleri Başkanlığı yaptım. Okulu bittikten sonra, Concord, Western Union, Transfast(Mastercard) adli firmalarda yöneticilik yaptım. Harvard ve MİT okullarında işletme programlarına katılarak çalışırken bile eğitime önem verdiğimi belirtmek istiyorum. Western Union’da iken ABD’nin, Avrupa ve Ortadoğu, sorumlu Pazarlama müdürü olarak çalıştım. Bu dönemde uluslarası iş gezilerinde çok farklı tecrübe kazandım ve bu beni daha da geliştirdi. ABD’nin en eski ve en büyük Türk-ABD Çatı Kuruluşu olan Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanlığı, yine diğer bir çatı kuruluşu Türk-Amerikan Denekleri Assemblesinde Başkan Yardımcılığı yaptım. ABD siyasetinde Senatör ve Kongre Üyeleri ile yakın ilişkim olmak ile beraber, Demokrat Parti Etnik Koordinasyon Konseyi Başkan Yardımcılığı görevinde bir dönem bulundum. Başkan Obama, Başkan Clinton, Başkan Yardımcısı Mike Pençe olmak üzere Beyaz Sarayla her dönem ilişkilerimizi iyi tutmak içinde çalıştım.

Amerikada zorlu süreçler yaşadınız mı ?

Bilhassa öğrencilik dönemimde kendi ayaklarımda durmak için 20 saat çalıştığım günleri biliyorum. ABD kulağa ne kadar hoş gelse de ayakta kalmanız için yoğun çalışmanız gerekiyor. Ama yoğun çalışmanın bana katkıda ileride çok şey olduğunu düşünüyorum. Türk-ABD ilişkileri üzerinde partilerüstü bir yaklaşımım var. Bilhassa milli konularda yaptığımız çalışmalar yüzünden bizlere saldıran farklı anti-Türk grupları ile zaman zaman sıkıntılar yaşadığımız oldu. Ama nerden geldiğimizi unutmadan hiçbir ağendamız olmadan iyi niyetli çalışmalarımıza devam ettik, ediyoruz.

 

Amerikaya gelmek isteyen gençlere tavsiyeleriniz var mı ?

 

Öncelikle öğrencilerin hayattan neler beklediklerini belirlemesi lazım.Yani üniversite bittikten sonra plan yapmamaları hususunda. Daha lise’de ABD’ye gelmek istiyorlarsa belli bir çalışma yapmaları, çok araştırmaları,  giden Türk’lerden bilgi almaları önemli. Yaz  aylarini öğrencilerin boş geçirmemesi, 1 ayda olsa çalışıp tecrübe kazanmaları, ulkeye, daha hızlı uyumu sağlayabilir. Dil ogrenimi konusunda, sadece okul bazli calismalarla sinirli kalmamalari, televizyon ve radyo dinleyerek de  bir kulak alışkanlıginin edinmelerinin önemli olduğunu düşünüyorum. Ama en önemlisi belli bir hedefin çizilmesi ve asla olmaz dememeleri !

 

Biraz bize başkanlığınını yürüttüğünüz Turkish Heritage Organizasyondan bahseder misiniz ?

 

Turkish Heritage Organization 2015 yılında Washington, DC merkezli kuruldu. Ekibimiz profesyonel olarak çalışmakla beraber, 15 kişilik ABD’lı danışma kurulu, 14 ABD’li araştırma çalışanı(Fellow), Akademik danışmanlar olmak üzere yaklaşık 50 kişilik bir  ekibimiz var. Amacımız Türk-Amerikan ilişkilerinin geliştirilmesidir. Türkiye’nin tanıtımı için programlar, konferanslar, yayınlar yapıyoruz. ABD Ticaret Odası, Atlantik Konseyi olmak üzere yakınen ortak çalıştığımız kurumlar bulunmakta. Her yıl Türkiye’ye Amerikalı grupları getiriyoruz. Kurumumuz özel sektör destekli olup, partilerüstü çalışmalar yapmaktadır. Kongre’de de yasalar çerçevesinde programlarımız oluyor. Ben iki Dış İlişkiler Komitesinde Türkiye konusunda konuşmacı olarak çağrıldım ve konuştum. Aynı şekilde Amerikan medyasında da Fox Business, Bloomberg, ÇBNÇ olmak üzere birçok medya kanalına, zaman zaman çıkarak Türk-Amerikan ilişkileri üzerine konuşmalar yapiyorum.

 

Ellis Adası Şeref Madalyasına layık görülen 3 Türkden birisi olarak yaşadığınız duygu ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz ? Çünkü bu ödül herkeze verilmiyor

Aslında hiç beklemediğim bir ödül oldu. Çunku bu ödül, belli yasa gelmiş çok ama çok üst düzeyde kişiye veriliyor. 7 Amerikan Başkanının layık görüldüğü, Amerikan askeri töreni ile verilen bir şeref madalyasını almak tabiki mutlu etti. Bana verilme sebebi ise Türk kökenli göçmen olarak Türk-Amerikan toplumu içinde yaptığım çalışmalardir. Bu  nedenle,  nerden geldiğimizi unutmadan böyle önemli ödüllere layık görülmek güzel birşey. Coca Cola CEO’luğunu yapmış Muhtar Kentle aynı yıl almakta acikcasi daha büyük bir onur.

 

Bu güne kadar çok fazla ödül aldınız. Kaç ödülünüz oldu ve bunların içerisinde sizin için fazlasıyla önem teşkil eden hangileri , neden ?

Tahminen son 10 yılda  20’nin  üzerinde ödülüm var. Bu ödüller arasında birçok odul  ABD’de... Türk Derneği dışında, Kore Gazileri Derneğinin ve New York Polis Departmanına bağlı MT&S adlı derneğinin verdiği ödüller de bulunuyor.

En anlamlılarından biri  Türkiye Genç Liderler ve Girişimciler (JCİ) Derneği ; Türkiye’nin 10 EN Başarılı Genci” ödülü benim icin  çok özel oldu. Zira JCİ, Birleşmiş Milletlerle paydaş bir dernek olarak 18- 40 yaş aralığındaki 200,000 gençten oluşan temelleri üyelik mantığı üzerine atılmış, dünya çapında 100’den fazla ülkede 5,000 şubesi bulunan kar amacı gütmeyen bir kurum ve boyle bir kurumdan böyle bir ödül almak insanı gercekten cok mutlu ediyor

 

Türk Medyası, sizin için tek başına koca bir ajans diyor ? Hiç yorulmuyor musunuz ?

Aslında medya ile benim tanışmam 2002 yılına dayanıyor. Değerli Türk of America Genel Yayın Yönetmeni Cemil Özyurt ve Derginin ortaklarından Ömer Güneşle o dönemlerde tanışmış ve ABD’deki ilk ve en eski Türk  dergisine yazmaya başlamıştım.  Hatta yaptığım röportajlar arasında ; Yale’deki Türkler, UNDP Başkanı Kemal Derviş ve ABD’deki birçok Türk şirketinin CEO’lari bulunuyor.  TV Kanallarında yavaş yavaş çıkmaya başlamam 2010 yilina dayaniyor, yani eskiye dayanan bir medya geçmişim var. Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı, NYPD ve BM’den basın akretidem var. Amerikan Basın Derneği, BM Gazeteciler Derneği, New York Basın Klübü üyesiyim.

Medya işi zor evet ama zevkli. Ne kadar farklı ve özel bilgi paylaşırsanız o kadar değerli oluyorsunuz tabi en önemliside sahadan gerçeği yansıtmak. Anlayacaginiz, sevdiğim için yorulmuyorum diyebilirim.

Bir  de bunca işinizin arasında gönüllü olarak kurumlara çalışmalar yapiyorsunuz. Biraz okuyucularımıza bu çalışmalardan bahseder misiniz..

Bilhassa sosyal sorumluluk çerçevesinde, 3 tane durumu iyi olmayan öğrenciyi, Bridges of Türkiye aracılığı ile okutuyorum. Eğitim ve sağlık alanında katkım olacak derneklere yardımcı olmaya çalışıyorum. Öğretmen çocuğu olduğum için eğitime yatırım yapmaya çok inanıyorum, bu nedenle New York’taki Atatürk Okulumuza, Dernek Başkani olduğum dönemde çok yardımlarım oldu. Amerikalı dostlardan Afrika’daki zor durumda olan çocuklara yardım için desteğim zaman zaman oluyor. Gençlerle biraraya gelerek seminerle katılıyorum. Açıkçası gençlere ne kadar doğru bilgi verir ve onlara ne kadar  yol gösterirsek o kadar gençlerin ufku açılacağına inanıyorum.Malesef toplum olarak çok paylaşımcı bir toplum olmaktan çıktık. Bilhassa gurbette olan Türk’lerin, hem birbirine hem de Türkiye’den gelen veya gelmek isteyenlere yardımcı olması önemli. Cünki,biz de bu yollardan geçtik

Ali bey anladığım ve gördüğüm kadarıyla bir iş koliksiniz. Hiç mi kendinize vakit ayırmazsınız ya da  ayırdığınız zamanı nasıl değerlendirirsiniz ?

Çalışmayı seviyorum, neredeyse 18-19  saat her gün ayaktayım. Zaman oldukça kitap okumayı  seviyorum ve su sporları ile ilgileniyorum. Haftasonları bazen broadway show’lara gitme imkanım oluyordu ama tabiyki Covid-19 nedeni ile şu anda bu imkanda kalmadı.

Türk Medyası için de vazgeçilmez bir isimsiniz.Özellikle Covid-19 Pandemi sürecinde daha çok isminizi duyduk. Amerika sokaklarında, TV kanallarına bilgiler yağdırdınız süreçte hastalığı kapmaktan, hiç korkmadınız mı  ?

ABD salgının merkezi olduğu için, Türk medyası sürekli ulkeden sıcak bilgi almak istedi. Sokaktaki yayınların, bu kadar ilgi cekecegini beklemiyordum ancak reyting’ler geldikçe Türk insanımızın, canlı yayınlara olan ilgisi, buradaki  sureci merak etmeleri , burada neler olup bittiğini bilmek istemeleri ,acikcasi beni mutlu etti. Tam pandeminin zirve yaptığı zamanda da dışarda idim ama hem maske kullanimina,  hemde sosyal mesafe kurallarına çok dikkat ettim. Arabamda sürekli el jeli basta olmak üzere, tüm hijjenik ürünleri bulundurdum. Korkmadım ama çok dikkat ettim diyebilirim.

 

Amerikanın Savunma sanayisine yaptığı yatırımı, sağlık sektörüne yapmadığına pandemi sürecinde şahit olduk .Ağır bir tablo var karşımızda. Sizce bundan sonraki süreç ne olacak ? Daha çok önem  gösterilecek mi ? Her gelen hükümet,  önce sağlık sistemini kurcalıyor ama sonuç koca bir  sıfır mı? Sizce bu Amerika için ders olacak mı?

ABD trilyonlarca dolar savunma sanayine yatırım yaptığı için, eğitim ve sağlığa istenilen ilgili ve yatırımı veremedi. Bunun üzerine her gelen yeni Başkan, sağlık politikasını yaz boz yaparak değiştirmeye çalıştığını da hatırlatmakta fayda var. Üstüne 1.2 trilyon dolarlık sağlık sigorta şirketlerinin bir rantı ve 150 milyon dolar yıllık Washington DC’de harcadıkları bir lobi parası var. Covid-19 mücadele döneminde sağlık sisteminde tüm aksalıklar ortaya çıktı. Ne malzeme yetişti nede sigortasız olanlara anında sahip çıkıldı. 27 milyon sigortasızın olduğu bir ABD’de bilhassa; Siyahi Amerikalılarin ve Latin kökenlilerin hayatını kaybedenlerin arasinda çokluğu da  dikkat çekti. Bence belirli dersler alındı ama 3 Kasımda Başkanlık seçimleri olduğu için gözler bu seçimde. Bu nedenle kısa ve orta dönemde sağlık sisteminde ciddi değişikliklerin olacağını ben zannetmiyorum

 

Ekonomik olarak Amerika için değerlendirmeleriniz ne doğrultuda ? Hemen sizce toparlanma olacak mı ? Felaket canları  mi çalıyor ?

 

Covid-19 salgını Amerikan ekonomisini ciddi şekilde sıkıntıya soktuğunu söyleyebiliriz. 40 milyon işsiz var.Yılın ilk üç ayında 4.8% ekonomik daralma, birçok bilinen markanın iflas eşiğine gelmesi, Merkez Bankasının arz-talep dengesine bakmadan sürekli sıcak parayı piyasa sürmesi nedeni ile sıkıntılar var. 3-6 ay arasında Amerikan ekonomisinin toparlanması çok zor.  O nedenle Başkan Trump bir an önce normale dönüş ve insanların işine başlamasını istiyor.  Zaten Başkan Trump açıkça ikinci dalga gelse bile artık, ülkeyi kapatmayacağını da açıkladı.  Felaket olarak nitelendirmek zor ama 2020 yilinin kara bir yil oldugu çok açık, Bunun sadece ABD için değil, tüm ülkeler için gecerli  olduğunu söyleyebilirim

 

Amerika - Çin arasında soğuk rüzgarlar esti. Konu ile  ilgili değerlendirmeniz nedir ? Amerika artık içine kapanma mı yaşayacak ?

 

ABD-Çin aslında Ocak 2020’de güzel bir ticaret antlaşması yapmış ve ticari savaşı sonladırmış gibi idi. Ancak Başkan Trump , Cin hukumeti icin Covid-19 salgını dünyaya erken haber vermemesi ve farklı agenda içinde olduğunu düşündüğünden son 2 aydır sert açıklamalar yapıyor. Hatta Cin’in, bu virüsü kendi çıkardığını vurguladı. O nedenle Çin-ABD arasında soğuk savaş tekrar başladı diyebiliriz. Şahsımca da Cin’nin ciddi hatalar yaptığını kabul etmemiz gerekiyor zira bu salgını hem iyi yönetemediler hem de dünyaya şeffaf olmadılar. ABD Kongresinde son 2 ayda 50’nin üzerinde Cın’e karşı yasa tasarısı var. Birçok Kongre Üyesi Cin’e yaptırım uygulanması hatta bazı eyalet savcıları Cin’in maddi tazminat vermesi yolunda adım attılar.

Bu süreçte Çin ilişkilerinin kötüye gitmesi küresel ekonomi içinde iyi olmayacak gibi görünüyor. Pandemi ile beraber artık küreselleşme yerine her ülkenin içine kapanık bir politika izleyeceği düşünülüyor. O nedenle, ABD’ninde kendi ayaklarımda duracağım, dışarıya bağımlılığı azaltacağım prensibini daha çok göreceğimiz günler olacak.

 

İşsizlik sorunu çözülebilecek mi?

2020 yılında bu sorunun çözülmesi zor. Zira işsizlik oranı 20% dayanmış durumda. Kasım 2019’da işsizlik oranı %4 civarında iken, Covid-19 ile ciddi bir işsizlik sorunu ortaya çıkmış durumda. En büyük soru ise işten çıkarılanların ise tekrar alınıp alınmayacağı. Birçok şirketin küçültme politikasına gideceğini varsayarsak, işsizlik sorununun kısa vadede çözülmesini beklemek yanlış olur.

 

Herkez artık güç el  değiştiriyor diyor? Durum değerlendirmesi alabilir miyiz ?

 

Covid-19 ile beraber hiçbirşey eskisi gibi olmayacak. Bunu herkes söylüyor. Her sektörde farklı bir politika farklı bir yaklaşım göreceğiz. Kimin güçlü olup olmacağı, şu anda yapılacak yeni tedbirler ve yatırımlarla daha da netleşecek. Corona virüs hem bireyleri, hem toplumları hem de ülkeleri derinden etkilemeyi başladı. Artık bundan sonra, dar politikalar yerine bilgiye ilk ulaşan, bunu şeffafça yöneten ve insana yatırım yapan liderler kazanacak.

 

Başkan Trump siyasi kimliği yanısıra en başta bir iş insanı. Bunun ülke ekonomisi açısından değerlendirmesinde  sizce iyi mi ,yoksa bir hata mıydı ?

 

Başkan Trump’in en çok övündüğü ve başarılı olduğunu belirttiği alan ekonomi idi. Hakikaten son 3 yıla baktığımızda borsanın ciddi çıkış yaptığı, işsizlik oranın düştüğü, ekonomin büyüdüğü, yatırımların ve yerli üretimin arttığı, Amerikan ekonomisinin haksız rekabete karşı uluslarası alanda korunduğu bir politika çizmişti. Başkan Trump akıllı ve başarılı iş adamı. Bunuda New York’ta yaptığı yatırımlarda herkes gördü. Trump, politikacı olmadığı için Washington DC’de dengeleri değiştirdi ve bunu politik sistemin alışması zaman aldı hala da alıyor. Başkan Trump’in bu farklı politikalarına karşı direnen, devlet içinde devlet olan kişiler ve kurumlar olduğunu görüyoruz. O nedenle Washington DC artık eski Washington DC değil. 3 Kasım 2020 Başkanlık seçimlerini Başkan Trump tekrar kazanırsa, belli taşların yerine oturacağı, Trump sevmeyen kesimin bile alışması gereken, bir yeni çevre oluşacak .

 

Gelecek seçim döneminde, sizce başkan kim olacak ? On değerlendirmeniz nedir ?

Başkan Trump’in önünde iki sorun var bir ekonomiyi toparlaması, iki Covid-19 mücadelesinden başarılı çıkması. Bu iki sorunu çözemezse Kasım seçimlerinde işi zor. Anketlere baktığımızda Demokrat Parti Başkan Adayı Joe Biden’in önde olduğu görülüyor ama ne kadar anketlere güvenilir soru işareti … Zira 2016’da birçok anket Hillary Clinton kesin kazanacak derken, Trump kazanmış ve süpriz yaşanmıştı. Seçime daha 5-6 ayımız var şimdiden birsey söylemek çok erken. Burda Joe Biden’in performansı ve seçeceği başkan yardımcı adayı da önemli faktörlerden.Bakalım ilginç ve heyacanlı aylar bizleri bekliyor.

 

Türkiye - Amerika ilişkileri hakkında son durum nedir ?

 

İkili ilişkilerde sorunlar hala masada. Bu sorunların başında S400, YPG-PKK konusu, FETO gibi birçok çözülmeyen konular var. Tek olumlu olan Türk-Amerikan ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılmak istenmesi. Şu anda Başkan Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında kişisel başarılı diyalogundan dolayı sorunlar daha da kangren haline gelmemiş durumda. Ancak Amerikan Kongresinde Türkiye aleyhine tasarılar hatta Türkiye ile ilişkileri koparmaya çalışanlar var. Ama ben genel olarak ne ABD’nin Türkiye’den ne de Türkiye’nin ABD’den vazgeceğini düşünmüyorum.  İki NATO üye ülkesinin bir şekilde orta yolu bularak krizleri atlatmaya çalıştığını görüyoruz. Türkiye’nin stratejik konumundan dolayı da ABD’nin Türkiye’yi kaybetme lüksü yok.

 

Türkiye - Amerika ilişkilerinin geleceği konusunda düşünceleriniz nedir ?

 

Covid-19 nedeni ile ikili ilişkilerden sorunlar veya yapılması gerekenler ertelenmiş durumda, o nedenle ABD dış politikası su an yavaş bir modda, yani çok fazla bir çalışma yok. Zira Başkanlık seçimlerinin de yaklaşması nedeni ile, Başkan Trump’in gündemi, iç siyaset ve seçimler olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasındaki aylık düzenli telefon görüşmelerinin olumlu olduğunu, en azından diyaloglarin açık olması, ikili ilişkilerin geleceği açısından önemli.

 

Pandemi sürecinde Türkiye, Amerikaya yardım paketleri göndermişti. Sizce bu yardım Türkiye-Amerika ilişkilerinde ne gibi faydalar sağlayacak ?

Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Pentagon ve Kongre’den Türkiye’nin yardımlarına teşekkür mesajları geldi. Bilhassa Türkiye’nin zor dönemde ABD’ye yardım etmesinin çok anlamlı olduğunun vurgusu yapıldı. Bu yardım tabiki tüm sorunları çözmez ama iyi niyet anlamında çok güzel bir adım oldu. Türkiye çok değerli bir iş yapmıştır.

 

Siyaset içerisinde yoğrulan Ali Çınarı bir gün Washington ya da Ankarada siyasetçi kimliği lie görebilecek miyiz ?

 

Yaptığım çalışmaların hiçbirinden bir beklentim olmadı. Bilhassa Türkiye’de siyaset düşünmedim düşünmüyorum. Gurbette olan bizlerin Türk’ün sesini Türk’ün gücünü göstermek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. ABD’de siyaset için belli bir çalışmam ve tecrübem oluştu ve hala devam ediyor. Şartlar ve fırsatlar olursa ilerde ABD içinde belli görevlerde olmak isterim. Ama bu doğru zaman ve doğru yerde olmak ile ilgili.

 

Son olarak Ekonomize okurları için söylemek istedikleriniz nedir ?

 

Böyle güzel bir giriş  ile beni tanıttığınız için çok teşekkür ediyorum.Önemli bir boşluğu dolduruyorsunuz. Diğer yapacağınız röportajlarda ve yayınlarda çok başarılar diliyorum.

 

Keyifli röportaj için Sayın Ali ÇINAR a çok teşekkür ederiz.

Çiğdem CANBAKIŞ

Newyork USA